tokideki sesin hamile günlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tokideki sesin hamile günlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bugün Antalya gezi yazıma; kaldığımız otelde nasıl vakit geçirdiğimizi kaleme alacağım. İlk bölümde de yazdığım üzere hamile olduğum için ...

KADRİYE SARP OTELDE TATİL YAPMAK (Antalya gezisi 2. Kısım)

Bugün Antalya gezi yazıma; kaldığımız otelde nasıl vakit geçirdiğimizi kaleme alacağım. İlk bölümde de yazdığım üzere hamile olduğum için öyle karış karış gezmek benim gözümde de büyüdüğü için bu sefer 'otel tatili' yapmayı düşünerek tatile çıkmıştık. Üstelik sabah akşam kah denizde; kah havuzda yüzerek eğlenmeyi çocuklarda çok istiyordu. ''Madem o kadar çok istiyorsunuz bu senede sizin istediğiniz gibi bir tatil olsun'' diyerek karar verip, öyle tatile çıkmıştık. Tabi canım kocişkom benim gezgin ruhumu da hoşnut etmek için yol üstünde ki bir iki güzelliğe de uğramayı ihmal etmedi. Tabi biliyor karısını nasıl mutlu edeceğini ;)

KADRİYE SARP OTELDE TATİL YAPMAK

Kadriye Sarp otel özellikle tesettürlü bayanların ve ayrıca çocuklu ailelerin rahat edebileceği tarzda mütevazi ve samimi bir otel. Çünkü bu oteldeki kişiler genellikle senin benim gibi çoluk çocuklu oldukları için. Çocukların en ufak arsızlıkların da gözleri ile sizi taciz etmiyorlar. Aksine onlarında başına geldiği için pek umursamıyor; sanki bir şey olmamış gibi davranıyor. Bence bu seçenek çok önemli. Bazı otellerde tesettürlü bayanlara sanki bir öcüymüş gibi bakan, çocuklara ise uzaylıymış gibi davranan insanlardan çok fazla var. O kişilerin olduğu yerde bulunmaktan hoşlanmadığım için orada tatil yapmak bana eğlenceden ziyade işkence gibi geliyor.

Kadriye sarp otelde; bir çocuk havuzu ve yetişkin havuzu ve bir tanede aqua parkı var. Havuzlar öyle çok büyük değil. Zaten havuzda genellikle çocuklar yüzeceği için çok büyük olmaması bizim için bir artıydı. Daha rezervasyon yaptırmadan önce iki çocuk olduğunu söylerseniz, odaya çocuklar içinde yatak ekliyorlar.


KADRİYE SARP OTELDE TATİL YAPMAK


Klimalı, 7-24 sıcak sulu, internetli ve televizyonlu olan odaları da ferah ve temizdi. Yalnız çarşaflar günlük değil 2 günde bir değişiyordu. Otelin gözüme batan tek eksi yönü diyebilirim.

Biz araba ile geze geze geldiğimiz için yol yorgunu idik. O yüzden hemen kendimizi odaya atıp, duşumuzu alıp, rahatlayıp öyle dışarı çıktık. Ki zaten aqua parkı görünce heyecanlanan çocukları daha fazla tutmakta imkansızdı. Bıraksak kendi başlarına aşağıya inip, havuzda yüzecekler...

KADRİYE SARP OTELDE TATİL YAPMAK

Onlar babaları ile havuzda yüzerken bende bir köşede bir şeyler yiyip, içerek onları izledim. Onların kahkalarını dinlemek gerçekten de çok güzeldi. Üstelik bol kitap okuma zamanım oldu. Sürekli midem bulandığı için dinlenmek bana çok iyi geldi. 

Sabah kahvaltısından sonra sahile inip, denizde de öğlen yemeğine kadar kaldık. Ki zaten orada ücretsiz içecek, gözleme ve hamburger yiyip, içebileceğin yer olduğu için öğlen yemeğine gitmeye de gerek yoktu. Ancak ben her ne kadar gölgede şezlongda olsam da sıcak hava ve nem bunalttığı için odada dinlenmem gerektiği için öğlen geri dönüyorduk. Üstelik öğlen yemeğinde sıcak çorba içmeden fastfood tarzına yönelsek çocukların midesini bozarız diyede korkuyordum.

KADRİYE SARP OTELDE TATİL YAPMAK

Akşam yemekten sonra Belek'in merkezine gidip, oraları gezdik. Belek'te de tıp ki diğer tatil semtlerinde de olduğu gibi gece herkes sokaktaydı. Sokak aralarında canlı müzik ve eğlenceler aniden karşınıza çıkma ihtimali yüksek. Üstelik parklarına gidip, çocukları parkta oynatırken, bizde bir bankın üzerinde çekirdek çitleyerek onları izleme zevkinden de mahrum kalamazdık.

Caratta ceratta kaplumbağalarının yumurtlama alanları olduğu için bu kaplumbağalardan sahilde görmek mümkün. Özellikle sabahın ilk saatlerinde kumsal altındaki yavrular içgüdüsel olarak kumsalın yüzüne çıkıp, sahile ulaşırmış. Biz o saatlerde genellikle uyuyor olduğumuz için hiç canlı ceratta ceratta kaplumbağalarından görmedik. Ancak gece şehir merkezinde gezerken ceratta kaplumbağasının heykelini görüp; ''Hiç olmazsa heykeli ile birlikte fotoğrafımız olsun, istedik.''

KADRİYE SARP OTELDE TATİL YAPMAK


Biz tatil mekanı olarak Antalya'nın Serik ilçesine bağlı bir turizm mekanı olan Belek'i seçtik. Belek Akdeniz bölgesinin en nitelikle turistlik konaklama tesislerine sahip olduğu için çoğu turistin tercihleri arasında. Belek'in etrafında meşhur golf sahaları, şelalesi ve antik kenti gibi çok gezilecek yerlerde var. Ama biz daha önceden de bir kaç kez yazdığım üzere bu tatili gezi tatili değilde, otel tatili olarak düşündüğümüz için oralara gitmedik. Şimdi pişman mıyım diye sorarsanız? Evet derim. Ancak şuanda hamile olmadığım için öyle düşündüğümü biliyorum. Yine aynı şekilde hamile, üstelik sıkıntılı bir hamile olsaydım yine gitmek istemez ve gitmezdim. Ona adım gibi eminim...

Evet çok fazla gezmedik. Ancak hiçte gezmedik değil. O yüzden Antalya gezisi yazı dizim burada bitmiyor. Daha devamı var. Haftaya perşembe günü görüşmek dileği ile Hoşça kalın....

Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Hamileliğin son yıllarında has tahane çantası hazırlarken içine koyacağın en önemli malzemelerden biride lohusa geceliğidir. Doğum yaptıkt...

Lohusa Gecelik Seçimi Nasıl Olmalı?

Hamileliğin son yıllarında hastahane çantası hazırlarken içine koyacağın en önemli malzemelerden biride lohusa geceliğidir. Doğum yaptıktan sonra, hastahane önlüğünü çıkarıp, lohusa geceliğini giyersin.

Lohusa geceliği seçimi yaparken, ilk dikkat etmemiz gereken unsur geceliğin düğmeli olması. Çünkü bebeği ilk günlerde sık sık emzirmek gerekiyor. O yüzden bebeğini emzirirken sana kolaylık olması açısından önden düğmeli yada yan taraflarından düğmeli olmalı. 

Pijamalarının beli ise ayarlanabilir olmalı. Nede olsa doğum yapınca hemen eski kilona hemen gelemezsin. O yüzden ne hamile halindeki gibi belin, nede ilk hamile kaldığın andaki gibi bir belin olamayacağı için, bel boyutu ayarlanabilir olması senin için iyi olur. 

Lohusalığın baş belası olan terlemeyi engellemek için ya %100 pamuklu kumaşlardan üretilmiş lohusa gecelik tercih edilmeli. Yada penye-pamuk karışık terlemeyi engelleyen kumaşlardan üretilmiş olmalı.

Tabi birde özellikle ilk hamileliği olan acemi annelerin ikilemde kaldıkları bir diğer konu ise gecelik mi? yoksa pijama mı olacağı? İki seçeneğinde avantajlı ve dezavantajlı yanları var.
Misal; Doğumhanenin buz gibi olması ve doğumhanede yaşanan travmadan kaynaklı ilk doğumdan çıktığın anlarda tir tir titrersin. Bu sebepten pijama sıcak tuttuğu için iyi bir tercih olabilir. Bir başka artı yanı ise pijamanın içinde rahat hareket edebilirsin. Kesinlikle toplanma yapmaz. 
Ama normal doğum değilde sezeryan yada dikişli doğumlar olması halinde ise gecelik olması gerekiyor. Dikiş kontrolünde sürekli pijama çıkarıp, giymekle uğraşmazsın. Yada sonda takılma gibi durumlarda da gecelik kullanmak şart olur. O yüzden 3 defa lohusalık geçirmiş bir bayan olarak buradan sizlere tavsiyem hastahane çantasında en az birer tane lohusa geceliği vede lohusa pijaması bulundurun. Nede olsa her ihtimali düşünmek gerekiyor.

Lohusa Gecelik Seçimi Nasıl Olmalı?

Peki şimdi lohusa geceliğini nereden almak gerekir? Diye bir soru kafanıza takıldıysa. Yine sizlere nacizhane bir tavsiye iç giyimde bir sürü farklı model sunan ifondi çok güzel bir tercih olur. Çünkü ifondi sitesinde üretilen tüm ürünler yerli malı olup, sağlığa zararlı hiç bir şekilde kumaş kullanılmamış. Sitedeki ürünlerin hepsi yüzde yüz orijinal ve tasarım parçalar. Üstelik hamile ve lohusa takımlarında %44'e varan indirimlerde bulunmakta. Bence bu fırsat kaçmaz. Sizlerde hemen sitedeki ürünlere bir göz gezdirin.

Günümüzde her zaman şık ve hoş olmayı isteyen biz bayanlar, doğum sonrasında da bu şıklıklarımızı devam ettirmeyi amaçlıyor ve bakımlı görünmeyi arzu ediyoruz. Lohusa pijama veya geceliklerimizin kalitesi ve rahatlığı, kendimize olan güvenimizin tazelenmesi ve iyi hissetmemiz açısından önemlidir. Birbirinden güzel modeller arasında bizi yansıtan pijamaları ve özellikle mevlitlerde giyilen saten, göz alıcı lohusa gecelikleri giyerek, hem anneliğin hem de kadın olmanın keyfini birlikte sürebiliriz.

Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

En son 40 haftalık hamilelik günlüğü yazımda da paylaştığım üzere benim sürpriz yumurta yerinde gayet memnun olsa gerek ki. Öyle uzun boyl...

HOŞ GELDİN BEBEĞİM

En son 40 haftalık hamilelik günlüğü yazımda da paylaştığım üzere benim sürpriz yumurta yerinde gayet memnun olsa gerek ki. Öyle uzun boylu ne kasılmalarım nede sancılarım yoktu. Ara ara sancılarım vardı, ama öyle düzenli aralıklarla tekrarlamıyor bir müddet sonra kesiliyordu. O yüzden ''bu sancılar çok normal, doğum sancısı değil. Bu 3. hamileliğim, doğum sancısını hiç anlamaz mıyım.'' diye gitmemek için bin türlü bahaneler uyduruyordum..
Ama açılma olduğunu zaman zaman duydum acıdan anlamaya başladım. Ve en son 16 Mayıs referandum günü, kocişkom ile oyumu kullandım. Sonra akşam eve gelen kayın validem ve eltimi ağırladım. Onlar bende iken de yemek hazırlarken, bulaşıkları makineye dizip, çıkarırken ara ara ufak çaplı sancım oldu. Ama o sancılar da başlaması ile 1-2 dakika sonra bitmesi bir oluyordu. Hatta uzun süre koltuk üzerinde oturmam sonucu da kasıklarıma sancı giriyor ve çıkıyordu. Tabi ben tüm bu sancı ve kasılmaları zamanın yaklaşmasına yorumladığım için, gayet normal görüyordum.

Fakat eşim benim bu sancılanmalarıma ve 40 haftayı doldurmamı da görünce işkillendi. Ve beni acile götürmek istedi. Ben tabi 'yok ya bir şey yok, Bu şekilde sancılanmam çok normal...'' gibi sözlerimi duymamazlıktan gelip. Beni zorla ısrar ederek, acile götürdü.


Acile gittiğimde acildeki doktor ilk çat muanesini yaptı. Ve 3 cm açılma var dedi. Ne şekilde kasılma ve sancılarımın geldiğini de duyunca: ''Seni hemen yatışa almamız gerekli. Bebek hemen gelme olasılığı yüksek.'' Dedi. tabi ben öyle sancısız yatış istemedim. Bu sefer doktor. 'Seni bir kezde NST ye alalım.' dedi. Ve NST de ufak çaplı sancılar çıkınca bu gece bilemedin sabaha kesin senin doğum başlar dedi. Doktorun bu şekilde net konuşması sonucu istemeye istemeye de olsa yatışım gerçekleşti.

İşlemleri yapıp, yatışım gerçekleşene kadar 1 cm daha açılma olmuş bile. Serum bağlanıp, yatarken ara ara düzensiz sancılarım yine gelip-gitmeye başladı. Doktor düzensiz sancılarımı düzene sokmak için suni sancı serumunu da bağladı. Tabi bu serum ile birlikte sancılarım iyice yoğunlaşıp, daha sık ve uzun vadeli sürmeye başladı. O sancıları anlatmanın tarifi imkansız. Bu sancıları ancak benim gibi suni sancı çekenler anlar.

Açılmanın gerektiği kadar olduğunu, ancak bebeğin yukarıda kaldığını, bunun için suyumun patlatılması gerektiğini söyledi doktor. Ve bebeğin suyunu patlattılar. Bu su patlatmada tıp ki suni sancı gibi daha çok acı vereceğini beklerken; aksine biraz olsun rahatladım.

Sonrada ıkınma hissinin gelmesini bekledik. Zaten suyum patlatılmasından sonra fazla zaman geçmeden bende ıkınma hissi oluşmaya başladı. Tabi ıkınma hissi ile birlikte doğum başladı. Zorlu ve yorucu bir doğum sonunda ''ingaaaa! ingaaaa!'' diye ağlayan miniğimin sesi ile tüm acı ve sıkıntılarımı unutmam bir oldu. Ve derinden bir ohhhh çekip, bol bol şükürler ettim. Doğum masasında benim gibi doğum sancısı çeken ve doğum yapan tüm kadınlara Allah yardım etsin ve İsteyene herkese bu duyguyu yaşatsın diye dua ettim.

HOŞ GELDİN BEBEĞİM normal-dogum-hikayesi-pozitif-dogum-doğum-hikayeleri

Canım kızım dünyaya gözlerini 17 Nisan gece 01,30 da 3kg 480 gram olarak açtı.Sonrası ise tıp ki bir rüya gibiydi. Onun o elleri ve ayaklarını çırpıştırarak ağlamasını izlemek; daha sonrada hemşirenin bana emzirmem için verdiği bebeğim ile ilk temasım harika dakikalardı. Onu kucağıma alınca o cennet kokusunu koklayınca resmen mest oldum. Sonrada uzun bir aradan sonra tekrar emziriyor olma hissi ise bir başka güzel bir duyguydu. Tıp ki diğer bebeklerimi emzirirken duyduğum heyecan ve mutluluğu tekrar yaşadım. Halbuki bu minik benim 3. bebeğim olduğu için bu tarz duygulara alışık olmam lazımdı. Ama yok her bebeğin doğum hikayesi başka olduğu gibi. Her bebeğin sevgisi ve heyecanı da başka oluyormuş. O an anladım ki. 3. çocuk değil, 10. çocuk dahi olsa bu duyguyu yine aynı şekilde yaşayacağımı...

Sonrasında minik kızımın köprücük kemiğinde kırık olduğunu öğrendim. Ve öğrenmem ile resmen dünyam başıma yıkıldı. Kah doktorlara ve hemşirelere kızdım. Ama en çokta kendime kızdım. Gerektiği gibi ıkınamadım da o yüzden oldu diye en büyük hakareti ve yüklenmeyi kendime yapınca dayanamayıp, ,ki gözü iki çeşme ağladım. Peki ya sonra ne mi oldu?
Şimdi düşündüm de bu konu önemli bir konu. Çünkü normal doğum yapan kadınların bebeklerinde bu tarz köprücük kemiklerinde kırıklık olma ihtimali varmış. Bu gibi duruma maruz kalınca neler yapacağınızı ve nasıl geçip-geçmeyeceğini anlatan bir yazı hazırlasam iyi olacak. Çünkü ben bu tarz bir olayı daha önceden hiç duymamıştım. O sebepten çok korktum. Ve benim gibi aynı duyguyu yaşayan insanlara ulaşıp, onların neler yaptığını ve nasıl iyileşip yada iyileşmediğini öğrenmek istedim. Ama netten doğru düzgün bir kaynağa ulaşamadım.
O sebepten ben yaşadığım duygu ve deneyimlerimi burada paylaşıp, benim yaşadığım gibi bir olay başına gelen kişilere yol göstermek ve onlara yardımcı olmak isterim....

Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Hayırlı cumalar sevgili okurlar... 40 haftayı görmüş bir gebe olarak tekrardan karşınızdayım. Bugün bizim sürpriz yumurta tam tamına 40. h...

Tokideki Sesin 40 Haftalık Hamilelik Günlüğü ve (Doğum günü sürprizim)

Hayırlı cumalar sevgili okurlar...
40 haftayı görmüş bir gebe olarak tekrardan karşınızdayım. Bugün bizim sürpriz yumurta tam tamına 40. haftasının içinde. Ama halen tık yok. Çıkmaya pek niyetli değil gibi. Sanırım karnımda rahatı yerinde olsa gerek...

Tokideki Sesin 40 Haftalık Hamilelik Günlüğü (doğum günü sürprizim)

Dün instragram sayfamda da paylaştığım üzere 13 Nisan benim doğum günümdü. Belki kendi doğum günümde doğururum diye düşünürken, Bizim sürpriz yumurta 'yok olmaz' dedi. Bugünde kocişkonun doğum günü bakalım babasının doğum gününde gelecek mi? Daha gün bitmedi. Göreceğiz....
Yoksa 25 Nisan abisinin doğum gününe kadar bekleyip, onun doğum gününde mi doğacak? Gerçi abisi: ''Benim doğum günümde doğmasın. Çünkü hediyeler o zaman ikiye bölünür. iSTEMİYORUM!'' dedi. Bunu duydu. Onun için abisine inat 25 Nisanı mı bekliyor ki?

Tokideki Sesin 40 Haftalık Hamilelik Günlüğü (doğum günü sürprizim)

13 Nisan benim doğum günümdü. Ama ne yalan söyleyeyim. Bu aralar gündemimizde benim doğurup, doğurmamam olduğu için. Pek hediye ve sürpriz beklentim yoktu. Ama benim düşünceli, romantik ve duygusal kara kuzum yine beni geçen seneki gibi şaşırtmayı başardı...

Sabahçı olduğu için, öğlen eve gelen Emir. Biraz evde durduktan sonra ''anne ben dışarı çıkıp, biraz arkadaşlarımla oynayayım mı dedi?'' Bende ''İyi oyna, ama çok geç kalma'' diye tembih edip, gönderdim. Aradan bir 10 dakika sonra tekrar kapı zili çaldı. Kapıyı açtım. Karşımda Emir...
''Ne oldu oğlum. Neden bu kadar erken geldin?'' Normalde dışarı çıkınca bir yarım saatten önce gelmesi pek görülmüş şey değilde. O yüzden sordum.
Emir: Anne dışarıda kimse yok. O yüzden vazgeçtim. Dedi.
Dışarıda hiçbir çocuğun olmaması biraz garibime gitse de pek önemsemedim. Nede olsa kuzum gözümün önünde olacaktı. O yüzden benim canıma minnet diye düşündüm. Ve hemen mutfağa geçip, oğlumla yemek için meyve hazırlamaya geçince. Kapı zili yine çaldı.
Emir hemen koşarak ''Anne ben bakıyorum'' dedi. Kapıyı açtı. Sonrada arkadaşı gelmiş onun sesi geliyor ''aşağı inecek misin?'' diye...
Bizim evde bu tarz arkadaşlar devamlı gelip, Emir'i çağırdığı için. Pek yadırganacak bir durum değil. Onun için önemsemedim.
Emir: Yok gelmeyeceğim... Diyerek kapıyı kapattı. Tabi ben tüm bunları mutfakta duyuyorum. Yoksa diğer türlü mutfakta olduğum için olup, biteni görmüyorum...

Arkam dönük şekilde salona geçtiğimde oğlumun elinde bir doğum günü pastası vede poşetler ile salona girdi. Ben şok!
 -Bunlar ne oğlum? Kim verdi? Kimden aldın? gibi saçma sapan sorular soruyorum. Yalnız bana sürpriz olacağı halen aklımda yok.
Bu sırada Emir: ''Anne iyi ki doğdun. Doğum gününün kutlu olsun'' Dedi. Bunu duyunca da ''Acaba babası mı geldi? O mu sürpriz yaptı.'' Diye içimden geçirdim. Ama sonra romantik yoksunu kocişkonun bu şekilde bir sürprizi akıl edemeyeceğini hemen düşünüp, o düşünceyi kafamdan kondum.

Sonrada anladım ki. Benim ilk göz ağrım yine boş durmamış. Biriktirdiği harçlıkları ile bana sürpriz doğum günü pastası ve hediye almış...
Öyle duygulandım ve sevindim ki Şuanda o anki duygularımı yazmaya benim kelimelerim yetmez...
Tek diyeceğim. ''Allah tüm analara benim evladım gibi düşünceli ve akıllı bir evlat nasip etsin...'' Sen benim hangi iyiliğim ve duamın karşılığı-sın yavrum. Senin gibi hassas bir oğlum olduğu için Rabbime ne kadar şükür etsem az olur... İyi ki seni doğurmuşum. İyi ki senin gibi hassas bir evlat yetiştirmişim...

Aslında daha yazılacak çok şey var. Ancak bazı duygular bana özel kalsın diye buradan kesmek istiyorum. Hımm Emir'im doğum günümü düşündü de bizim küçük afacan düşünmedi sanıyorsanız. Yanılınıyorsunuz. Oda kumbarasından para verip, istediğim bir şeyi alma mı? Sonrada aldığım şeyi ona göstermemi istedi. Çünkü verdiği parayı ev ve onlar için harcamamı değil. Kendim için harcamamı istiyor...

Akşam eve dönüşte de kocişkom bu aralar tatlıya düşkün hamiş karısına baklava ve çilek alıp, gelmiş. Evet onun sürprizi Emir kadar etkili ve güzel olmadı. Ama onun varlığı bize yeter. Biz onu bu şekilde kabul ettik!

Bak ya tuşlara basmaktan yine ellerim şişti ve uyuştu. O sebepten ben bu 40 haftalık gebelik günlüğü yazısını burada sonlandırayım. Bakalım haftaya göbekli m? Yoksa bebekli mi olarak karşınıza çıkacağım göreceğiz?

Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Merhabalar sevgili okurlar... Son haftalarda olduğum hamileliğime bundan sonra doğurana kadar haftalık olarak yazmak istiyorum. Bakalım ka...

Tokideki Sesin 38 Haftalık Hamilelik Günlüğü

Merhabalar sevgili okurlar...
Son haftalarda olduğum hamileliğime bundan sonra doğurana kadar haftalık olarak yazmak istiyorum. Bakalım kaç hafta daha yazabileceğim? Hep birlikte göreceğiz....

38 haftanın bitmesine 1 gün kala olan bir gebe olarak günler geçmiyoooor! 😓
Son haftalar gerçekten de bir kaplumbağa misali çok yavaş ve sıkıcı geçiyor. Karnımın iyice büyümesi sonucu artık yürüyüş yapmak dahi içimden gelmiyor. O değil, artık ne uzun süre yatabiliyor, nede oturabiliyorum. Çünkü uzun süre hareketsiz kalmam sonucu bu seferde; ellerim ve ayaklarım şişiyor. Hatta rengi morarıyor. Özellikle sabah Emir ve eşime hazırlayacağım kahvaltı için kalktığımda bir müddet yaşlı nineler gibi iki büklüm ve topallayarak yürüyorum. 😠

Tokideki Sesin 38 Haftalık Hamilelik Günlüğü

Bu hamileliğimin ilk aylarında kusma ve mide bulantısı sebebi ile öyle fazla aşermedim. Aslında bir ara çok pis tavuk döner kokusu burnuma gelmiş ve canım çok çekmişti. Bende hemen en yakın restorandan tavuk döner alması için Emir'i göndermiştim. Tavuk dönerim geldi. Büyük bir iştahla ısırdığım tavuk dürümün içindeki soslar midemi bulandırmış. Ve yiyememiş. Hatta tavuk dönerden tiksinmiştim. Ondan sonra öyle çok aşerme bir daha yaşamadım. Ama yerden her biteni ve denizden her çıkanıda mideme indirdim. Öyle bir iştahım açıldı ki. Bir ara yemek yiyerek çatlayacağım sanmıştım. 😐

Daha ki geçen cuma gecesi yatağıma girerken burnuma burcu burcu badem çağlası kokusu gelene kadar. Hatta ağzımda o çağlanın mayhoşum su tadını dahi hissetip, ağzım dahi sulandı. Eşime canımın çok fena çağla çektiğini söyledim. 'Oda yarın alırız' dedi. Normalde burada filmlerden gördüğüm kadarıyla gece dahi olsa erkeğin kalkıp, o çağlayı bulup eşine yedirmesi gerekiyordu. 'Neyse burası gerçek hayat' diye düşünüp, aklımdan çağlayı çıkarıp, uyudum.

Ertesi günü kocişkom ile (yalnız bak, istediğimi aldığı buradan belli. Eşim değil, kocişkom yazdım 😍)
çarşıda gezerken karşıdan gelen bir kadının poşetinin içindeki çağlaları görünce, yine canım çağla istedi. Yine hemen kocişkoya 'canımın çağla istediğini söyleyince' hemen: ''Sen gecede istemiştin. Dur hemen bulup, alalım'' dedi. Ve pazar tezgahlarında boy gösteren çağlalardan aldı. Tabi ben o çağlaların eve getirip, yıkanmasını beklemeden tıp ki bir çocuk gibi poşetten ara ara alıp, ağzıma attım. Ohhh be miss gibiydi!. 😋

Bu hafta çağla krizinden başka bir problem yaşamadım. Şimdilik küçük hanım karnımda duruyor. Bakalım ne zaman çıkacak?. Sahi küçük hanım demişken 2 gün önce rüyamda doğum yaptığımı. Karnımdan çıkan çocuğun ise kız değilde, erkek olduğunu rüyamda gördüm. Hayır olsun! Neye işaret ki? Eşim halen bilinç altında bir erkek doğurma hissin var. O yüzden' dedi. Olabilir mi ki? 😉

Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Merhabalar sevgili okurlar, Tokideki Sesin hamilelik günlüğüne 9 aylık ile devam... Eveeet son aya ulaşmış bulunmaktayım. Bugün karşınız...

Tokideki Sesin 9 Aylık Hamilelik Günlüğü

Merhabalar sevgili okurlar,
Tokideki Sesin hamilelik günlüğüne 9 aylık ile devam...
Eveeet son aya ulaşmış bulunmaktayım. Bugün karşınızda 37 haftalık bir gebe var. Artık son haftalar içindeyim. Bakalım benim sürpriz yumurta ne zaman dünyaya gelecek, göreceğiz.
Gerçi dünkü NST randevusunda az kalsın sezaryen olarak dünyaya gelecekti. Neyse ki son anda kurtuldum. İsterseniz en başından yazayım.

Sabah 9 da randevum vardı.
Kocişkom iş yerinden izin alıp, çocuklarda o gün okula gitmeyerek, hep birlikte sabahın köründe -küçük hanım için- hastahaneye  gittik.   Yolların engebeli ve çukuru birde yeni arabamızın çok sallaması yüzünden sabah yediğim iki lokma kahvaltı sürekli ağzımdaydı. Birde karnım sanki bir salıngaçtaymış gibi sallana sallana hasta haneye gittim. İlk olarak doktor kontrolü daha sonrada NST ye girdim.  İlk 15 dakika sorunsuz giden süreç sonrasında kasıklarımda kasılma, karnımda acıma hatta soğuk soğuk terleme ve gözümde kararma olmaya başlayınca hemen hemşireye bildirdim. Hemşire yatağın başını kaldırıp, su verdi.  sonra hemen bir iki dakika içinde tekrar rahatlayıp, düzeldim. Tabi bu sırada çocuğun kalp atışları hızlanıp, benim sanmış tavan yapmış şekilde çıkmış. Doktor Nst sonucunu görünce: ''Senin sancın ve çocuğun kalp atışları yüksek çıkmış. Daha önceki doğumun sezaryan mıydı?'' diye sordu. Ben ''hayır normal doğumdu'' deyince... Doktor: ''Bir şeyler ye. Bol bol su iç. Bir yarım saat kadar sonra bir daha Nst ye gir.'' dedi. Tabi ben ve eşim panik! ''Eyvah sezaryen mı olacağım'' diye...

Çocuklar ile birlikte öğlen yemeği yiyip, bol bol su içip, biraz yürüyüş, bol bol dinlenip tekrar Nst ye girdim. Bu sefer biraz düşüklük olmuş. Ama halen yüksek olunca. Doktor: ''Acaba Nst makinesinde bir sorun mu var? Son kez başka bir makineye yine bağlan. Ama bu sefer bir küçük meyve suyu iç. Belki tansiyonun düşmüş yada kan şekerin düşmüş. Oda çocuğun kalp atışını hızlandırmış olabilir'' dedi. Ben yine bol bol dinlenip, küçük bir kutu kayısı suyu içtim. Sonrada dualar ile tekrar Nst ye girdim. Güya basit bir kontrol için gittiğim hastahaneden az kalsın yatışım yapılıp, doğurup çıkacaktım. Şaka gibi...

Böylece 3. kez yine Nst ye girdim. Çok şükür ki son Nst sonucum  normal çıktı. Aslında normalden biraz daha yüksek. Ama öyle korkulacak yükseklikte olmayınca; 1 hafta sonra tekrar kontrole gelmem istenilerek. Hasta haneden ayrıldım.

Tokideki Sesin 9 Aylık Hamilelik Günlüğü

Yukarıdaki fotoğrafta da görüldüğü üzere ellerim resmen balon gibi şişti. Özellikle sabahları uyandığımda ellerim ve ayaklarım öyle şiş oluyor ki. Ne doğru düzgün ayaklarımın üzerine basabiliyor. Nede parmaklarımı hareket ettirebiliyorum. Doktor bu şişliğin son haftalar olduğu için normal olduğunu söylüyor. Ama ben 2 kez daha hamilelik geçirmiş tecrübeli bir gebe olduğum için biliyorum ki. Bu şişlik diğer gebeliklerime kıyasla fazla. Buda sanırım kız çocuğuna gebe olduğum için olsa gerek.

Kilom 78 oldu. Bakalım. doğurana kadar 80 i görecek miyim? Göreceğiz...
Şuanda ha doğurdu, ha doğuracak durumda etrafta ağır vasıta gibi dolaşmaktayım. Allah sonumuzu hayır etsin. İnşallah Allah'ın izni ile kazasız-belasız kolay bir doğum olur da. Kızımı sağlıkla kucağıma alabilirim, İnşallah... (AMİN)

Şuanda benim gebeliğimi bilen ve merak eden tüm okurlarımdan da dua dua dua bekliyorum. Çünkü şuanda tek ihtiyacım DUA...


Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Bumerang - Yazarkafe

UYARI

Bu blogta yer alan tüm yazılar bana aittir. Söz konusu içerikler benim iznim olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, işlenemez, değiştirilemez veya başka internet sitelerinde ya da basılı veya görsel yayın yapan diğer mecralarda yayınlanamaz.
Blogger tarafından desteklenmektedir.