Merhabalar sevgili okurlar, bu seneki Babalar gününde  eşimin en sevdiğinden ekler pasta yapmıştım. Üstelik bu ekler; marketlerde satılan ...

Kedi Dili Bisküvi İle Kolay Ekler Tarifi

Merhabalar sevgili okurlar, bu seneki Babalar gününde eşimin en sevdiğinden ekler pasta yapmıştım. Üstelik bu ekler; marketlerde satılan hazır kedi dili bisküviler ile yaptığım için yapımı 10 dakika sürdü...


Kolay ekler pasta nasıl yapılır?

Acil kutlamalar yada misafirlerde çay yada kahvenin yanında servis etmek için çok güzel bir seçenek olabilir. Pratik bir o kadarda lezzetli olan kolay ekler pasatanın tarifini hemen vermek istiyorum sizlere. Kedi dili bisküvi, enfes krema ve çikolata birleşince ortaya nasıl bir lezzet çıkar az çok tahmin edebilirsiniz. 

Kolay ekler pasta malzemeleri

  • 1 paket kedi dili bisküvi (20 adet) 
  • 1 çay bardağı süt (bisküvileri ıslatmak için) 


İç malzemesi için: 

  • 3 yemek kaşığı un 
  • 2, 5 su bardağı süt 
  • 1 çay bardağı şeker 
  • 1 paket vanilya 
  • 25 gram margarin 


Üzeri için: 

  • 1 paket çikolata(bitter, sütlü 80-100 gram) yada çikolata sosu

Kolay ekler pasta nasıl yapılır?


Öncelikle kremanızı hazırlayın. Süt, un ve şekeri tencereye koyup, ocağın altını açın. Karıştıra karıştıra muhallebi kıvamında koyulaşana kadar pişirin.

Piştikten sonra vanilya ve margarini ekleyip, bir müddet mikserle çırpın. Sonrada kremayı bir kenara koyup, soğumaya bırakın.

Çikolatayı ister hazır çikolata sosu kullanın. İsterseniz de kendiniz yapın. Kendiniz yapmak için; çikolatayı benmari usulü olarak tabir ettiğimiz şekilde eritin. daha sonrada o erittiğiniz çikolataların içine 1 tatlı kaşığı kadar sıvı yağ ekleyip, biraz daha akışkan hale getirin. 


Kolay ekler pasta nasıl yapılır?


Sonrada bir kaba ekler bisküvileri süte batırmak için süt koyun. Sonrada bir adet ekler bisküvinin altını ve üstünü çevirerek süte batırın. bir borcama birer parmak aralıklı olarak süte batırdığınız ekler bisküvileri dizin. Sonrada bir kenarda soğumaya bıraktığınız kremadan bir yemek kaşığı dolusu krema alıp, ekler bisküvinin üzerine yayın. Dizdiğiniz tüm ekler bisküvinin üzerine kremaları yaydıktan sonra üstüne kapatmak için tekrar ekler bisküviyi çok az süte batırıp, üstüne koyun.
Not: Kedi dili bisküvilerini süte batırırken dikkat etmelisiniz. Sütün içinde bekletme yapmadan hemen batırıp, çekmeniz lazım. İlk başlarda sert gibi gözükebilir. Ancak biraz bekleyince hemen yumuşuyor, endişelenmeyin. Bekletirseniz kedi dili bisküviler eriyip, şekli bozulabilir.

En son hazırladığınız çikolata sosunu da üzerlerine dökün. Yukarıdaki fotoğraf size yardımcı olur. Tüm ekler pastayı hazırladıktan sonra bir 20 dakika kadar bekletin. Sonrada üzerini istediğiniz şekilde süsleyip, sunum yapabilirsiniz. 


Kedi Dili Bisküvi İle Kolay Ekler Tarifi

Lezzeti garantili kurtarıcı bir tarif olan ekler pastayı hemen hemene herkes çok seviyor. Üstelik çocuklar bayılıyor. O sebepten bence bu lezzetlerden sizlere de yapın. Ve sevdiklerinize ikram edin. Yada benim gibi ailecek yapılan sürpriz kutlamalarda yapıp, ailenizi mutlu edebilirsiniz...

Yapacak olanlara şimdiden kolay gelsin ve afiyetler olsun.

Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Kusmuklu prensesim artık kusmukluluktan tamamen terfi etti. Bu ayda hemen hemen hiç kusmadı desem; yalan olmaz. Ancak salyada akmıyor. Buda...

Miray Su 7 Aylık

Kusmuklu prensesim artık kusmukluluktan tamamen terfi etti. Bu ayda hemen hemen hiç kusmadı desem; yalan olmaz. Ancak salyada akmıyor. Buda demek oluyor ki. 'Dişlerimiz henüz çıkmak istemiyor!' Şimdilik ben kusmuklu prenses unvanını dişsiz prenses olarak değiştirdim. Bakalım benim dişsiz prensesimin ne zaman dişi çıkacak? Göreceğiz...

Kızım 7 ayının içinde. Hatta 10 gün sonra 8. ayına girecek. Bu aylık yazılarını artık mahsus böyle geç yazıyorum. Çünkü böylece 7 ayın içinde neler yaptığını tamamen yaşamış oluyor. Sonrada buraya aktarmış oluyorum.

Miray Su 7 Aylık

Kızım 7. ayına girince dişi çıkar diye ümit ettiğim için diş konseptli bir bebek çekimi yapmıştım. Ancak bu diş çıkması başka aylara kaldı, bizim dişsiz prensesin.

Bu ayda kızım öyle bir hareketlendi ki kaşla göz arasında hemen kafasını ya yere vuruyor. Yada kanepe ve karyola gibi yüksek yerdeyse yere düşüyor. İki defa karyoladan düştü. 😢 Gerçi o sebepten babası ile kavga ettik. Beyefendi düşürdüm diye kızıyor. Ama akşam yemekten sonra sofrayı toplayıp, bulaşıkları yıkayana kadar tutmaya dahi dayanamayıp; sürekli... ''İşin daha bitmedi mi? Annesi; artık al. Kıpır kıpır bu durmuyor. Daha fazla bakamayacağım'' diye bir yarım saat dahi bakamıyor.'' 😒
Halbuki tüm gün onunla benim ilgilendiğimi düşünüp, bu tarz kazaların olabileceğini anlaması gerekiyor. Ama nerdeee! Onda o empati kurma yeteneği. (Bu ufak bir yakınmada burda dursun. İlerleyen yıllarda okursam o zaman hatırlayıp,  halimize güleyim. )

Kızım emeklemeyi öyle bildiğimiz gibi elleri ve dizleri üstünde şeklinde değilde; asker sürünmesi gibi sürünerek yapıyor. Hatta bu ayda o sürünerek gitme olayını bayağı ilerletti. Hızlı hızlı bir sürünmesi var ki; harika! Birde elleri yerde diz kapaklarını kaldırarak kalkmaya çalışmasını gördükçe hemen yürüyecek sanıyoruz. Ve hemen: ''Kızım sırasını şaşma. Önce emeklemen lazım.'' diyerek gülüyoruz.

Müzik dinlemekten halen çok hoşlanıyor. Hatta 'erik dalı gevrektir' diye bir oyun havası var ki. Onu duyunca hemen çığlıklar atarak gülüyor. Babası onun o haline: '' Ankaralı sonradan olunmaz. Doğulur. Kızım Ankara'lı olduğunu nasıl belli ediyor, bak'' diyor. :) Eee nede olsa kimin kızı...

Kendi başına oturmayı bu ay daha ilerletti. Ancak dişsiz prenses, öyle hareketsiz uzun süre oturmaktan hoşlanmadığı için hemen kendini yana atıp, sürünmeye uğraşıyor.

Ek gıdayı sadece bir öğün veriyorum. Sabah ve akşam öğünlerinde ise bizim yediğimiz yemeğin suyundan ve yumuşak yerlerinden tadarak, bize eşlik ediyor. Ancak bu yeme şekli doyumluktan ziyade tadımlık şeklinde. Yine sık sık emziriyorum. Anne sütünün yerini halen hiçbir şey tutmaz.
Dişleri olmadığı için yediği yiyecekler genellikle çorba yada meyve püreleri. Hazır gıdalardan hiçbir şey vermiyorum. Sadece geçen hafta bebe bisküvisi almıştım. Ondan eline arada bir iki kez verdim. Çok sevdi... Ama adı üstünde ambalajlı ürün olduğu için çok faydalı olmaz diye düşündüğüm için sık sık vermiyorum. Onun yerine kendi yaptığım bisküvi, kurabiye, kek ve poğaçalardan eline vermeye çalışıyorum. Gerçi eline verince üstünü ve etrafını pisletiyor. Verdiğim yiyeceğin yarısı midesine giderken yarısı etrafa saçılıyor. Ama olsun. Tek yesinde ben temizlemeye razıyım. Zaten halen en büyük hobim onu süslemek olduğu için, zevkle üstünü değiştiriyorum.

Miray Su 7 Aylık


Saniyeler dakikaları; dakikalar saatleri; saatler ise günleri; hatta günlerde ayları kovalaraken benim dişsiz prenses artık iyice büyüyor. Avucumum içindeki meleğim artık bebeklikten çıkıp, çocuk olmaya iyice yaklaştı. Peki bu durumdan mutsuz muyum? Diye sorarsanızda; hemi evet. Hemide hayır derim. Yani anlayacağınız farklı, tarifi imkansız duygular yaşıyorum!...

Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Merhabalar sevgili okurlar. Bugün sizlere geçtiğimiz öğretmenler gününde; kuzularımın öğretmenlerine hediye olarak ördüğüm  filli kitap ayr...

Fil Kitap Ayracı Yapılışı

Merhabalar sevgili okurlar. Bugün sizlere geçtiğimiz öğretmenler gününde; kuzularımın öğretmenlerine hediye olarak ördüğüm  filli kitap ayracının yapılışını paylaşacağım. Yapımı çok basit olan kitap ayracını azda olsa örgü örmeyi bilen herkesin yapabileceği kolaylıkta...
Bence bu kitap ayraçlarından sizlerde yapıp, kitap okumayı seven ve okuyan herkese hediye edebilirsiniz.. Misal ilk hediye edecek kişi ben olabilirim. 😉
Evet anladığınız üzere halen kendime bir tane öremedim. Ne demişlerdi. Terzi kendi söküğünü dikemezmiş. Çok doğru. Bende herkese örüp, hediye ediyorum. Ancak iş kendime örmeye gelince sürekli erteliyorum. 😡 O sebepten hayrınıza bir tane örüp, bana hediye ederseniz çok sevinirim. 😍


Fil Kitap Ayracı Yapılışı

Renkli iplerle örülen bu sevimli fil ayracı yapmaya hazırsanız alın elinize tığ ve ip yumaklarını örmeye başlıyoruz!....

Fil kitap ayracı malzemeleri

  • 1 adet tığ
  • İstediğiniz renkte ip
  • sıcak silikon yada herhangi bir yapıştırıcı
  • Küçük oynar gözler

Fil kitap ayracı nasıl örülür?

İlk olarak 4 zincir çekin sonra 3. zincire batın. Daha sonrada o zincirin içine sık iğne ile doldurun. Burada sayı vermiyorum. Çünkü ipin kalınlığına göre sayı miktarı artar yada azalır. Sonra ikinci sıraya geçin üstlerinde aynı şekilde sık iğne ile doldurun. 3 yada 4 sıradan sonra bir deliğe iki kere sık iğne ile doldurun ki elinizdeki yuvarlar çukurlaşmasın.

Fil Kitap Ayracı Yapılışı

Kulakların yapımı: Yukarıdaki fotoğrafta da gördüğünüz gibi iki tane küçük olan yuvarlaklar kulak olacak. Bu kulakları ben 4 sıra ördüm. İki tane dört sıra olacak şekilde kulak ördüm.

Baş yapımı: Baş kısmını da aynı kulakta yaptığımız gibi 4 zincir çekip, 3. sıraya batıp. Sonrada içine sık iğne ile dolduruyoruz. Sonrada kulaktan 2 sıra daha büyük örüyoruz. Yani anlayacağınız baş kısmını da 6 sıra örmüş oluyoruz.

Gövde yapımı: Gövde yapımının başlangıcında baş ve kulak yapımları mantığında başlıyorsunuz. Yalnız gövde kısmının daha büyük olması için 8 sıra örüp, 9. sırada kuyruk ve bacakları yapacaksınız. 9. sıraya gelince ilk olarak 5 zincir çekip, zincirin her oyuğuna sık iğne yapın. Sonra ister göz kararı ister sayarak önce 6 ilmek  kadar örüp, bacağın birini yapın. Bacak yapımı ise 3 zincir çekip öyle batın. Sonra tekrar 6 ilmek kadar örüp, diğer bacağını yapın.
12 ilmek örüp, diğer bacağını yapın. Yine 6 ilmek örüp sonuncu bacağını örün. Sonrada başlangıç noktasına kadar sık iğne örüp, bitirin.

Burnu (borusu) yapımı: 50 tane zincir çekin sonrada 3 zincir çekip, batın. Her zincirin içine 1 tane gelecek şekilde başını 2 defa dolanmış şekilde batın. Böylece uzun burnunu, namı diğer hortumunu da örmüş olacaksınız.

Şimdi sıra tüm bu parçaları bir yapıştırıcı ile ister yapıştırın. İsterseniz bir iğne ve iplikle dikin. Tercih sizin. Ben sıcak silikon ile yapıştırdım. Kulakların başlangıç kısmının yarısı alta yarısı üste gelecek şekilde başın altında olacak. Gövde ise tam ortasının ucuna başı yapıştırın. En son göz ve hortumunu da yapıştırdıktan sonra kitap ayracınız tamamlanmış olacak...

Fil kitap ayracı nasıl örülür?

Sonrada okuduğunuz kitaplarda gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz. Yukarıda da yazdığım gibi ben bu kitap ayraçlarını çocuklarıma okumayı öğreten öğretmenlere bir teşekkür mahiyetinde hediye olarak ördüm. 
Öğretmenler günü demişken küçük kuzumun öğretmenler günü kutlaması...

öğretmenler günü kutlaması

Sınıf içinde de aramızda para toplayıp, bir yaş pasta sipariş ettik. Bir tanede sınıfça kol saati aldık. Onun yanında da çocukların kendilerinin vermesi için bu tarz küçük, gönül alma hediyeleri de verdiler. Böylece 2017 Öğretmenler günü kutlaması da bu şekilde olmuş oldu. Darısı diğer yıllardaki öğretmenler günü kutlamasına...


Filli tulum örmüştüm. Onun yapılışı ise burada 

Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

                                           Besinlerin kullanım ömrünü nasıl uzatabileceğinizi biliyor musunuz? Peki ya onları ne kadar uzu...

Saklama Rehberi

                                          Saklama Rehberi
Besinlerin kullanım ömrünü nasıl uzatabileceğinizi biliyor musunuz? Peki ya onları ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi? Eğer siz de benim gibiyseniz, birkaç temel gıda dışındaki hiçbir besin için net bir fikriniz olmadığına eminim. En basitinden, sizce elma ne kadar bir süre saklanabilir? Lezzetini, sertliğini ve tazeliğini yitirmemesi için ne yapmak gerekir? Oturup her besin maddesi için internette araştırma yapmanıza gerek yok: http://saklamarehberi.com, tüm bu bilgilere tek bir kaynaktan ulaşmanızı sağlıyor.

Türkiye’nin ilk ve en büyük derin dondurucu üreticisi olan Uğur Soğutma tarafından hazırlanan (ve tamamen ücretsiz şekilde kullanılabilen) sitede; hamur işleri, süt ürünleri, meyveler, sebzeler ve et ürünleri ile ilgili merak ettiğiniz her bilgi yer alıyor. İlk olarak, tüm bu besinlerin ideal kullanım sürelerinin ne olduğunu, daha sonra da bu kullanım süresini nasıl uzatabileceğinizi öğreniyorsunuz. Tahmin edebileceğiniz gibi, derin dondurucu kullanmak tüm gıda maddelerin daha uzun süre dayanmasını sağlıyor. Ancak, örneğin karidesi derin dondurucuda saklayabilir misiniz? Peki ya yazın aldığınız, lezzetli ve sulu bir karpuzu derin dondurucuya koyup, kışın yiyebilir misiniz? Tüm bu soruların ve çok daha fazlasının cevaplarını Saklama Rehberi web sitesinde kolayca bulabiliyorsunuz. Hepsi bu kadar değil: Sitenin “Alternatif Bilgiler” bölümünde, evde kolayca hazırlayabileceğiniz birbirinden lezzetli tarifler yer alıyor. Evde nasıl mocha yapabileceğimi, meyvelerin kararmasını nasıl önleyebileceğimi, hatta unsuz kekin nasıl yapılacağını bile öğrendim. Laf aramızda, kot pantolonların derin dondurucuda temizlenebileceğinin de haberdar oldum! (Kotu fırçaladıktan sonra bir poşete koyup derin dondurucuda 1 gün boyunca bekletiyorsunuz.  Şaşırtıcı, değil mi?)

Türkiye’nin ilk gıda saklama rehberi olan http://saklamarehberi.com, beni şaşırtacak ölçüde bir içeriğe sahip ve her birini okumaktan büyük keyif aldım. Eğer sizin de bir derin dondurucunuz varsa, bu siteyi muhakkak ziyaret etmelisiniz. Derin dondurucunuz yoksa bile gıdaları nasıl daha sağlıklı tüketebileceğinizi, ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi ve basit, pratik, lezzetli tarifler ile ipuçlarını Saklama Rehberi web sitesinden öğrenebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Yazar:  Reşat Nuri Güntekin Sayfa Sayısı:  541 Yayın Evi:  İnkilap Çalıkuşunu ilk ilkokul 3. sınıftayken okumuştum. O yılda ...

Çalıkuşu Kitap Yorumu

Yazar: Reşat Nuri Güntekin

Sayfa Sayısı: 541

Yayın Evi: İnkilap

Çalıkuşu Kitap Yorumu

Çalıkuşunu ilk ilkokul 3. sınıftayken okumuştum. O yılda okuduğumda kitaptaki konuya bu kadar hakim değil. Yüzeysel şımarık bir kız çocuğunun hikayesi olarak algılamıştım. Ancak 10 yaşındaki bir kız çocuğuyken de sevmiş ve bu yazarın diğer bir kaç kitabını daha okumuştum.

Usta yazar gerçekten de o kadar güzel kaleme almış ki. 10 yaşında ki kızda 20 yaşında hatta 30-50 ve 60 yaşındaki yetişkinde okuyunca,  kitaptan zevk alarak okur. Ancak kitapta aldığı tat ve lezzet çok farklı oluyor. 10 ve 30 yaş arasındaki fark gerçekten de çok farklıydı.

Hatta bir ara kaç senesinde hatırlamıyorum; ancak TRT 1 de yayınlanan Aydan Şener'in canlandırdığı Çalıkuşu dizisi vardı. Sonra yakın zamanda çok kısa sürse de Fahriye Evcen ve Burak Özçivit in canlandırdığı dizisi vardı. Sanırım en son yayınlanan Fahriye'nin canlandırdığı dizi daha çok hafızamda kalmış olsa gerek ki; Bu okuduğum Çalıkuşu romanında Feride karakterini okurken gözümün önüne Fahriye Evcen, Kamran karakterinde ise Burak Özçivit geldi. Halbuki kitaptaki kamran sarışın ve renkli gözlü olarak tasvirleniyordu....

Çalıkuşu Kitabının konusu


Kitabın baş karakteri olan Feride yani namı değer Çalıkuşu; Küçük bir çocukken annesini kaybeder. Bunun üzerine asker olan babası ile farklı şehirlerde dolaşır. Küçük yaşta annesiz kalmanın vede devamlı dört bir yanı askerlerle dolu olan ortamlarda yetişmenin sebebi ile hırçın bir çocuk olmuş. Babası bu durumdan rahatsız olup, düzgün bir hayatı olsun diye anneannesinin yanına bırakır. Ona bakan anneannesin de ölmesi üzerine babası başka kimseye yük olmasın diye yatılı bir Fransız mektebine yazdırır. Tatillerde teyzesinin yanında olan Feride, teyze oğlu Kamran ile sürekli çatışır. Ancak bu Kamran'a olan hırçınlığının ona olan aşkı olduğunu ilk başta kendine dahi itiraf edemez.

Yarı çocuksu, yarı şımarık hallerinden Kamran da çok etkilenir. Oda aynı şekilde Feride'ye aşık...
İki aşık en sonunda okulun bitmesine 1 sene kala nişanlanırlar...
Teyzeleri düğün hazırlığı yaparken ansızın gelen davetsiz misafir sayesinde öğrenir ki: Nişanlısı Kamran onu sarı çiçek adını taktığı bir kadınla aldatmış. Bunun üzerine konaktan hiç kimseye haber vermeden valizini alıp, çıkar..

Bu verdiği ani karar neticesinde Anadolu'nun ücra köşelerinde muallimlik yapar. Oralarda yokluk ve sefalet içinde tek başına muallimlik yaparken. Anadolu insanın yalnız başına genç ve güzel bir kızın yaşamasına verdiği tepkiler. Ve her şehirde ona İpek böceği, Gülbeşeker gibi farklı lakaplar takılmış olmasına kadar bir sürü ani ve serüven yaşar. Anadoluda muallimlik yaparken sizlerde onunla birlikte o dönemin şart ve zorluklarını iliklerinize kadar hissedeceksiniz.

Aşkı, sevgiyi, öfkeyi, ızdırabı ve dönemin insan özelliklerini detaylı ve sıkmadan anlatan kitap içine sizi aldığı gibi bırakmıyor. Muhteşem, beni duygudan duyguya sürükleyen bir kitaptı ve hala okumamış olanlara tavsiye ederim , mutlaka okuyun.

Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Merhabalar sevgili okurlar; Bugün sizlere Hamile Antalya Gezi yazısının son kısmını paylaşmaya geldim. Paylaşacağım yer: Antalya'nın...

MANAVGAT ŞELALESİ (Antalya Gezisi. 4. Kısım)

Merhabalar sevgili okurlar;
Bugün sizlere Hamile Antalya Gezi yazısının son kısmını paylaşmaya geldim. Paylaşacağım yer: Antalya'nın büyük şehirlerinden biri olan Manavgat ilinde yer alan Manavgat şelalesi!...

MANAVGAT ŞELALESİ

Manavgat ili ile özdeşleşmiş bir doğal güzellik olan Manavgat şelalesi; Manavgat'ın 3 km. kuzeyinde yer alıyor. Giriş ücreti 5 TL

 
MANAVGAT ŞELALESİ


Manavgat şelalesi, yüksekliğinden ziyade genişliği ile ünlü bir şelale. Bu şelalelin 3 bilemedin 4 metre bir yüksekliği var. (zaten fotoğraflarda da görüyorsunuz) Ancak geniş bir şelale olduğu için öyle gümbür gümbür bir sesi var ki; harika!


MANAVGAT ŞELALESİ


Şimdi bu postu yazarken içimden: ''Keşke şelalenin sesinin videosunu çekseydim'' diye geçirdim. Çünkü sesi görüntüden daha büyük ve yoğun. Hatta ilk gördüğünüzde 'Bu kadar alçaklıkta akan sudan nasıl bu kadar ses çıkıyor?' diye bir şaşırıp, sağına soluna bakıp. Başka alışa gelmiş deha sal yükseklikte şelale arıyorsunuz... Ancak boşuna bakınmayın. Yok! 😝

MANAVGAT ŞELALESİ


Yeşilin ve mavinin en muazzam tonları, göz okşayıcı hoş manzaralar oluşturmuş. O sebepten fazla yüksek olmamasına rağmen, sayısız yabancı ve yerli turist çekiyor. Çünkü renk aroması gerçekten de görülmeye değer... (Yukarıdaki fotoğrafın fonundaki görüntü; sizce de harika değil mi?)


MANAVGAT ŞELALESİ

Son olarak ailecek bir selfi ile biz Manavgat şelalesi gezimizi bitirdik. Hatta bu Manavgat şelalesi gezisi ile Antalya gezimizde bitmiş oldu.

Bir gezi yazısı dizisinin daha sonuna geldik... Başka şehirlerin gezi yazısı dizisinde görüşmek dileği ile hoşça kalın...

Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Antalya'ya kadar gelipte tekne turlarına katılmadan dönmeyelim dedik. Ve arabanın dümenini dönüş yolunda iken; Antalya'ya merkeze ...

ANTALYA KALE İÇİ YAT TURU (Antalya Gezisi 3. Kısım)

Antalya'ya kadar gelipte tekne turlarına katılmadan dönmeyelim dedik. Ve arabanın dümenini dönüş yolunda iken; Antalya'ya merkeze çevirdik. Ufak çaplı bir araştırma sonucu, öğrendik ki: Antalya merkezde kale içinin aşağısında yat limanı varmış. Bu limandan günü birlikte özel yat seyahatleri oluyormuş. Bizde telefonun navigasyonu ile kale içine girdik. Lakin bu kale içi tıp ki Ankara kalesinin çevresi gibi dar sokaklar ve eski tarihi evlerden oluşuyormuş. Tabi bu evlerde halen oturan kişilerde olunca araba ile kale içinden geçmek imkansız gibi. Geri dönelim desen dönmekte imkansız. Artık etraftaki insanlara sorunca araçlar için ayarlanmış özel bir park alanı olduğunu öğrendik. Ve zar zor oraya gidip; arabamızı park ettik. Buradan Antalya kale içi yat limanına gidecek olan kişilere tavsiyem arabanızı kesinlikle kalenin içine sokmayın! Biz bir hata ettik, siz etmeyin!



ANTALYA KALE İÇİ YAT TURU


Antalya yat limanı olarak anılan yer ise bir zamanlar Antalya şehrinin limanıymış. Türkiye'nin güney kıyısında Mersin'den sonra gemilerin yanaşabileceği 2. büyük limanmış. Günümüzde ise; bu limandan sadece yatlar yaralanmakta. Özellikle kıyıya bağlanmış günübirlik çevre gezisi yapılan yatlar ile dolu...

ANTALYA KALE İÇİ YAT TURU



Zaten siz limana inince her yatın kenarında bir çığırtkanın: ''hemen kalkıyoruz!'' diyerek müşteri topladığını göreceksiniz. Orada ki yatlardan çocukların ilgisini çeken bir yata  ücretimizi ödeyerek biletimizi aldık. 

ANTALYA KALE İÇİ YAT TURU


Çocuklar yatın içinde ilk başta biraz ürktüler. Lakin bir 10 dakika kadar sonra alışıp, bizlere pozlar dahi verdiler. Bu yat gezide; sanırım yüzmekten sonra en çok hoşlarına giden ve hatıralarında kalan anı olarak kalacak herhalde... Çünkü şuanda bile onlara '' Antalya gezisinde neler yaşadık. Hatırlıyor musunuz?'' diye sorunca hemen ''Anne ne çok yüzdük. O su kaydırağın da kaymak çok eğlenceli idi. Diye bir başlayıp, Antalya da bindiğimiz tekne ne kadar eğlenceliydi. Suyun üstünde gitmek harika bir duyguymuş'' diye cümlelerini bitiriyorlar.

ANTALYA KALE İÇİ YAT TURU

Benim için ise 1 saatlik yat turu kısa geldi. Tam doyamadım. Resmen tadı damağımda kaldı. Ama yinede azda olsa yaşadık diyede hatırımda kalan en güzel Antalya gezi anımdı. Bize bu duyguyu yaşattığı için kocişkoma bir kezde buradan teşekkür etmek istiyorum. ''Aşkım çooook teşekkürler! Devamını bekliyoruz ha, ona göre ;) ''

ANTALYA KALE İÇİ YAT TURU

Antalya kale içinde kesik minare vede Hıdırlık tepesi olarak anlılan iki tane tarihi yerler var. Ancak havanın çok sıcak olması vede benim hamile olmam sebebi ile oraları gezemedik. Hatta yukarıda ki fotoğrafta arka tarafta gözüken bayraklı kale gibi olan yer Hıdırlık  tepesiymiş. Bizzat içlerine gidip, gezemedik ama araba ile giderken kesik minarenin önünden geçtik. Şimdi fotoğraflara baktım; ama maalesef ki oranın fotoğrafını çekmeyi atlamışım.

Bizim Antalya kale içi yat turu gezimiz bu şekilde oldu. İstanbul feribot gezisi yazımı okumak isterseniz de sizleri buraya alayım.


Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Bumerang - Yazarkafe

UYARI

Bu blogta yer alan tüm yazılar bana aittir. Söz konusu içerikler benim iznim olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, işlenemez, değiştirilemez veya başka internet sitelerinde ya da basılı veya görsel yayın yapan diğer mecralarda yayınlanamaz.
Blogger tarafından desteklenmektedir.